Rol ile gerçek ilişkiyi ayırmak
Üçüncü kez yakalanan kötü karakter siz olunca çocuğunuzun size kızgın olup olmadığını düşünmeye başlayabilirsiniz. Oysa oyundaki rol dağılımı gerçek ilişkideki duyguları birebir göstermez. Ankara’da çocuğunuzla oynarken onun kurduğu karşıtlıklar heyecan yaratma, gücü deneme veya tanıdığı bir hikâyeyi sürdürme isteğinin parçası olabilir.
Katılırken sınırlarınızı korumak
Beni hep kötü yapıyorsun diye karşılık vermek, çocuğunuzdan sizin duygunuzu düzeltmesini beklemesine neden olabilir. Rolde kalmak istemiyorsanız bunu sade biçimde söyleyebilir, başka nasıl katılabileceğinizi konuşabilirsiniz. Oyuna eşlik etmek her isteğini kabul etmek değildir. Canınızı acıtan temaslar, aşağılayıcı sözler veya istemediğiniz davranışlar için sınır koymanız mümkündür.
Kötü karakterin ne yapacağını sizden beklediği biçimde öğrenebilirsiniz; ancak sorularınızı ilişkiniz hakkında bilgi toplamaya çevirmemeniz iyi olur. Oyunun başında kurulan kuralın sonra değişmesi de anlatının bir parçası olabilir. Siz sahnede cezalandırılmakla gerçek hayatta değersiz görülmeyi birbirinden ayırmakta zorlanıyorsanız bir süre ara verip kendi tepkinizi anlamaya çalışabilirsiniz.
Oyundan sonra açıklama beklememek
Oyun bittiğinde neden sizi seçtiğine dair açıklama istemeniz gerekmez. Çocuğunuzun sizinle yakınlık kurduğu başka anları da görmek, tek sahnenin ağırlığını azaltabilir. Günlük ilişkide sürekli saldırganlık, korku veya uzaklaşma varsa bunlar ayrıca ele alınmalıdır. Oyun terapisi hakkında değerlendirme yapılırken rolün adı kadar karşılıklı etkileşimin nasıl geliştiğini anlatmanız daha aydınlatıcıdır.