Dolaylı anlatıma alan bırakmak
Pelüş ayı gün boyunca neler yaptığını uzun uzun anlatıyor; kendi gününü sorduğunuzda çocuğunuzdan yalnızca kısa bir cevap geliyor. Oyuncak üzerinden konuşmak, doğrudan kendinden söz etmekten daha rahat olabilir. Ankara’daki günlük yaşamınızda böyle anlarla karşılaşıyorsanız ayının söylediği her şeyi çocuğunuzun gizli itirafı gibi duymamanız yararlı olabilir.
Oyuncağı bir araca dönüştürmeden dinlemek
Çocuğunuzun kurduğu anlatının içinde gerçek deneyimler kadar hayal, taklit ve oyun keyfi de bulunabilir. Ayının aslında kendisi olduğunu söyleyerek hikâyeyi açıklığa kavuşturmak zorunda değilsiniz. Size sesleniyorsa karakterin söylediklerine karşılık verebilir, kendi gününü anlatmaya zorlamadan oyunu sürdürebilirsiniz. Böylece dolaylı anlatım onun elinde bir seçenek olarak kalır.
Bir olaydan kaygılanıyorsanız oyuncağı konuşturarak bilgi toplamaya çalışmak yerine çocuğunuzla uygun bir zamanda açık ve yönlendirmeyen bir konuşma yapabilirsiniz. Güvenliğini ilgilendiren bir açıklama gelirse bunu oyun olduğu gerekçesiyle geçiştirmemek gerekir. Somut bir zarar şüphesinde gerekli koruyucu değerlendirmeye başvurmak yetişkin sorumluluğudur; çocuğunuzdan olayı oyunla kanıtlaması beklenmez.
Söze gelmeyenle birlikte kalmak
Gündelik konuşmanın uzunluğu yakınlığınızın tek ölçüsü değildir. Beraber oyunda kalmanız, yanınızda dinlenmesi veya gerektiğinde size gelmesi de bağın farklı ifadeleridir. Konuşmamasını hemen bir eksiklik olarak görmeden hangi ortamlarda daha rahat olduğunu izleyebilirsiniz. Anlatma ve ilişki kurmada belirgin, kalıcı güçlükler varsa oyun terapisi seçeneği çocuğun bütün ihtiyaçlarıyla birlikte değerlendirilebilir.
